Vergiler, devletlerin hem olağan hem de olağanüstü dönemlerde başvurduğu en önemli kamu gelir kaynaklarından biridir. Türkiye’de Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar ekonomik krizler, savaş koşulları ve doğal afetler gibi farklı olağanüstü dönemlerde çeşitli olağanüstü vergi uygulamalarına başvurulmuştur. Bu çalışmada, Türkiye’de Cumhuriyet sonrası dönemde uygulanan olağanüstü vergiler karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelenmiş ve bu vergilerin geçici mi yoksa kalıcı mı hale geldiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda 1929 ekonomik buhranı sonrasında uygulanan vergiler, İkinci Dünya Savaşı dönemindeki uygulamalar ve deprem vergileri ele alınmıştır. Çalışma sonucunda, olağanüstü vergilerin büyük ölçüde geçici olarak tasarlandığı, ancak önemli bir kısmının beklenenden daha uzun süre yürürlükte kaldığı görülmüştür. Bununla birlikte, yalnızca bazı vergilerin kalıcı hale gelerek vergi sisteminin sürekli bir unsuru haline geldiği tespit edilmiştir. Özellikle deprem vergileri kapsamında uygulanan Özel İletişim Vergisi’nin kalıcı hale gelmesi bu durumu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türkiye’de olağanüstü vergilerin yalnızca kısa vadeli finansman araçları olmadığını, belirli koşullar altında vergi sisteminin yapısını etkileyebilen bir politika aracı haline gelebildiğini göstermektedir.
Taxes are one of the most important sources of public revenue that governments rely on in both normal and extraordinary periods. In Türkiye, various extraordinary tax measures have been implemented in response to different extraordinary conditions such as economic crises, wartime circumstances, and natural disasters since the establishment of the Republic. This study examines extraordinary taxes implemented in the post-Republican period in Türkiye through a comparative approach and evaluates whether these taxes remained temporary or became permanent over time. In this context, taxes introduced after the 1929 Great Depression, those implemented during the Second World War, and earthquake-related taxes are analyzed. The findings indicate that although extraordinary taxes were largely designed as temporary measures, a significant number of them remained in force longer than initially intended. However, only some of these taxes became permanent components of the tax system. In particular, the Special Communication Tax, introduced within the scope of earthquake taxes, clearly demonstrates this transformation. In this respect, the study shows that extraordinary taxes in Türkiye are not merely short-term financing tools but can, under certain conditions, evolve into policy instruments that shape the structure of the tax system.
Extraordinary Taxes, Additional Taxes, Earthquake Taxes, Tax Policy