Kafkasya ile Doğu Anadolu, karasal geçitlerin ve deniz bağlantılarının kesiştiği eşiğe yerleşmiş coğrafi konumu, enerji ve ticaret hatlarının göbeğinde yer alması ve çok-etnikli nüfus dokusu nedeniyle büyük güçlerin sürekli rekabetine sahne olan bir temas alanı hâline gelmiştir. Bu doğrultuda Osmanlı–Rus rekabeti, cephe muharebelerinin ötesine geçerek iskân mühendisliği, tahkimat projeleri, demiryolu ve ikmal ağlarının inşası, yerel idarelerin yeniden tertibi ve basın yoluyla yürütülen meşruiyet kampanyaları üzerinden çok katmanlı bir harp pratiğine dönüşmüştür. Ermeni toplulukları, sınır güvenliği, iaşe-tedarik, yerel yönetim ve istihbarat işlevleri bakımından her iki imparatorluğun stratejik tasavvurlarında merkezi bir yer işgal etmiş; kimi bağlamlarda öz-savunma ve gönüllü birlikler aracılığıyla sahada belirleyici pozisyonlar almıştır. 1828 – 1829 ve 1877 – 1878 savaşları sonrasında Kars–Ardahan–Erzurum hattında görülen idari düzenlemeler, nüfus hareketleri ve mülkiyet devinimleri, bölgesel dengeleri derinden etkilemiş; tarımsal üretimin aksaması, işgücü kaybı, ticaret kesintileri ve zorunlu göçler sosyo-ekonomik kırılmaları hızlandırmıştır. 20. yüzyıl başındaki reform tartışmaları ile uluslararası gözetim girişimleri, etno-dinî fay hatlarını daha görünür hâle getirmiş; propaganda savaşları, harp tecrübesini “savaşan toplum” dinamiğine dönüştürmüştür. Analitik çerçeve, jeopolitik yapı ile etno-dinî faktörlerin kesişimini, lojistik kapasitelerin askeri karar alma üzerindeki etkisini ve uluslararası müdahale söylemlerinin yerel topluluk davranışlarını nasıl dönüştürdüğünü birlikte okumaya odaklanmaktadır. Böylece Kafkasya–Doğu Anadolu ekseninde güç projeksiyonlarının sürekliliği, Ermeni topluluklarının stratejik konum alışları ve imparatorluklar arası rekabetin toplumsal izdüşümleri bütüncül bir bakışla açıklanmaktadır.
In the modern era, the Caucasus and Eastern Anatolia formed a persistent contact zone where great-power rivalry unfolded across intertwined military, political, and socio-economic planes. Beyond conventional battles, Ottoman–Russian competition matured into a multilayered practice of war encompassing settlement engineering, fortification programs, railway and supply-chain construction, administrative reorganization, and press-driven legitimacy campaigns. Within this configuration, Armenian communities occupied a central position in both empires’ strategic imaginaries—relevant to frontier security, provisioning, local governance, and intelligence—and, at times, asserted decisive roles on the ground through self-defense and volunteer formations. Post-war arrangements after 1828–1829 and 1877–1878 along the Kars–Ardahan–Erzurum corridor reordered authority, accelerated population movements, and reshaped property regimes, thereby disturbing regional equilibria. Disruptions to agriculture and trade, labor depletion, and forced migrations intensified socio-economic fractures. Early twentieth-century reform debates and international oversight initiatives further sharpened ethno-religious fault lines; propaganda campaigns translated wartime experience into a broader “society at war” dynamic. Drawing on primary archival materials, period journalism, and contemporary scholarship, the article systematically maps the mutually reinforcing components of these war dynamics. The analytical frame foregrounds three intersections: first, geopolitics with ethno-religious structure; second, logistical capacity with military decision-making; and third, international intervention discourses with local community behavior. Read together, these axes clarify the persistence of power projection across the Caucasus–Eastern Anatolia axis, the strategic positioning of Armenian communities, and the social imprints of inter-imperial rivalry. In doing so, the study advances a synthetic account that links frontier governance, demographic policy, and information operations to the evolving conduct of war, offering a coherent explanation of how regional conflicts became internationalized while simultaneously reconfiguring everyday life in borderland societies.
Keywords: Caucasus; Eastern Anatolia; war dynamics; Armenian communities; Ottoman–Russian rivalry